>
 
 
   
     
 
   
S. HALUK UYGUR S. HALUK UYGUR
 
 

FOTOĞRAFLAŞTIRAMADIĞIM HAİKULAR
VEYA
HAİKULAŞTIRAMADIĞIM FOTOĞRAFLAR ...


Zaman zaman 'fotoğraf'ın diğer sanat dallarından hangisine benzediği sorulur…
'Fotoğraf'ı resim diye isimlendirmek yanlışlığı, belki de bu iki dalı birbirine benzetmek nedeniyle affedilebilir yanlışlar haline gelmiştir.
Halbuki resim ile 'fotoğraf 'ı ayıran temel farklılıklar vardır. Birinin toplayıcı, diğerinin ayıklayıcı bir faaliyet olması bu farklılıkların başında gelir.
İkisi de görüntülerin kullanıldığı etkinlikler olsa da, sinemayla da büyük ayrımları vardır 'fotoğraf 'ın…
En azından sinema; müzik, edebiyat, tiyatro ve fotoğraf gibi birçok disiplinleri içinde barındıran, yani kolektif üretilen bir faaliyet iken, 'fotoğraf ' hala üretim bazında bireyselliğini korumaktadır.
'Fotoğraf ' en çok hangi sanat dalına benzer diye bana sorulduğunda ise  ; 'Fotoğraf , en çok Haiku’ya benzer… Çünkü ikisinde de yeriniz (veya zamanınız) kısadır' diye cevap veriyorum.
Yani her ikisinde de 'Bir şey söylenecek ama söz uzatılmayacak… Üstelik ölçü de verilmiş…Bu ölçüden ne uzun ne de kısa bir söz söylemeye hakkınız yok.'
HAİKU NEDİR?
Haiku ülkemizde pek fazla bilinen bir sanat dalı değil. Haklı olarak onun hakkında bilgi isteyenler olacaktır.
Haiku, 1644 yılında Kyoto(Japonya) da doğan Başo tarafından başlatıldı. Hakkında yazılmış Türkçe bilgiler arayanlar Oruç Aruoba’nın BAŞO – HAİKU isimli eserinde aradıklarını bulabileceklerdir.
Buna rağmen  bu yazıda beni  anlayabilmeniz için sizlere şu bilgileri verebilirim;
Haiku, Japon Edebiyatı’nda bir yazma biçimidir. Dünyanın bilinen en kısa metin biçimi olduğunu söyler Oruç Aruoba…
Aruoba’ya göre Haiku ne nazım, ne de bir nesirdir.(…) Şiir özellikleri taşıyan bir düzyazı; düz yazı özellikleriyle yazılmış bir şiirdir.
Ama kısa olması veya düzyazı ile şiirin özelliklerini beraber taşıması , Haiku’yu anlatmak için yeterli değildir.
Hani biz 'fotoğraf ' da anlatacağımız öyküyü uzun kenarı 8; kısa kenarı 5 olan bir dikdörtgene (her nedense biz bu dikdörtgene 'kare' diyoruz.) sığdırmak zorundayız ya; Haiku’da da böyle bir sayısal kısıtlama var :
Haiku17 heceden oluşmak zorunda...
Üstelik bu yeterli değil... 17 hece olacak ama 3 satırdan meydana gelecek. Ayrıca birinci satır 5 heceden, ikinci satır 7 heceden, üçüncü satır da yine 5 heceden oluşacak.
Bir de 'Kırık Haiku' var:
Kırılırken 17 heceden asla taviz verilmiyor ama, 5-7-5 düzeninden taviz verilebiliyor. 6-6-5 ,
4-7-6 gibi...
Veya benzeri.
Bazen birden fazla Haiku’da arka arkaya dizilebiliyor.
Japonca harfler kalemle değil de fırçayla çizildiği için, Haiku yazanlar aynı zamanda çizerlerdir de… Bu yüzden Haiku’nun yanına, anlattıklarını güçlendiren, basit çiziktirilmiş resimler yapma da gelenek olmuş. Bu basit çizimlere de Haiga adı verilmiş…O günlerden beri de Haiga, Haiku’nun ayrılmaz bir parçası olmuş.

***
Yukarıda yazmıştım… Bana göre 'fotoğraf' en çok Haiku’ya benziyor.
Bir çok kez kafanızda bir 'fotoğraf ' oluşturuyorsunuz.
Ama 'fotoğraf'ın teknik şartları, bazen oluşturduğunuz bu fotoğrafı fotoğraf kağıdına aktarmanıza olanak sağlayamıyor. Ben böyle durumlarda duygu ve düşüncelerimi aktaracak başka yollar arıyorum.
İşte bunlardan biri de 'Haiku'…
Fotoğraflaştıramadığım düşüncelerimi, Haikulaştırarak anlatmak iyi bir yol bence…
İşte 'Fotoğraflaştıramadığım Haikularım' böyle doğdu…
Haikulaştıramadıklarımı da bir gün fotoğraflaştıracağım…

Yakında çıkacak kitabımdan birkaç  örnek;

Beyaz yazıyor,
kurşunun siyahına...
İnat kalemim.

 

Yüzünde izdir,
zamanın öyküsü...
Okuyabilirsen!

 

Bir nefes kadar
yakınlaştı Toroslar...
Sanki sevgili!..

 

Bir nefes duman...
Ufuksuz yazarın
Issız sığınağı...

 

Batacak ya!
Dostum kaçtı gemimden,
Sıçanlardan önce...

 

S. HALUK UYGUR

 
Yorumlarınızı Buraya Yazın
 
Bu yazıya ilk yorum yazan siz olun
 
 
Ana Sayfa . Fotograf . Portfolyolar . Sergiler . Forumlar . Download . Biz . Site Map